Travesti Siteleri olmak zorundamı?

travesti
travesti siteleri olmak zorundamı?

Türkiyede bir çok ilde travesti arkadaşlarımız bulunmakta. Bu şehirlerin başında en çok
istanbul Travestileri, Ankara Travestileri, Bursa, Antalya Travestileri, Marmaris, Şanlıurfa, Alanya, Konya, Bodrum, Eskişehir, Tekirdağ, Bolu, Hatay, Sakarya, Fethiye, Gebze, Kocaeli, Adana, Sivas, Afyon, Trabzon, Gaziantep, Uşak, Ordu, Van, Sinop, Çanakkale, Samsun, Balıkesir, Diyarbakır, Didim, İstanbul-Anadolu Yakası, Kuşadası, Denizli, Kayseri, Tokat, Mersin, İzmir, Kahramanmaraş gibi iller gelmektedir. Bu kadar ilde travesti bulunmakta iken neden internet sitelerinde travesti olmasını engelliyorlar anlamış değiliz. Bu travestiler daha önce yokmuydu? tabiki varlardı ve daha çok göz önündelerdi. Şimdilerde internette oldukları için dışarda fazla görmemektesiniz. Son zamanlarda sitelerin sıklıkla kapanmaya başlamasından dolayı, istanbul E5 karayolunda sıklıkla rastlamaktasınızdır. özellikle beylikdüzüne doğru akşamları arabanızla gidiyorsanız, karşılamanız mümkündür, tabiki harbiye, şişli, avcılar, fındıkzade, mecidiyeköy, kartal, üsküdar, kadıköy, şirinevler, halkalı, bakırköy, aksaray gibi semtlerde de görmeniz mümkündür. Temennimiz arkadaşlarımızın Türkiyede seks işçiliği yerine, aktif görevlerde bulunacağı görevler de, meslekler de görmek fakat bu şimdilik mümkün değil.

Cennet

Herkes cennete gitmek için yapılması gereken şeyler olduğunu bilir. Oysa cennet insanın içindedir. Sen içindeki cenneti keşfetmedikçe cennete düşsen fayda yoktur.

Hayata uygun, dengeli ne istediğini bilerek bakmalısın. Neşe ve ümit beslemeli gelecek olan her şeyin en iyisinin seni bulacağına inanarak yaşamalısın. Sen değerlisin ve her şeyin en iyisini hak ediyorsun. Omuzlarında ağır bir yükle, yaşama dair kaygılar yüzünden omuzların çökük yaşamaya devam ersen cenneti ararken cehennemin en harlı yerinde bulursun kendini. Endişeli biri olmaktan vazgeç, korkularının her biri birer yüktür, onları enerji alanından çıkar. İçerideki korku bulutları dağılınca İçindeki sevgi güneşi açığa çıkarak Seni aydınlatıp, sana mutluluk verecek bütün bunlar senin içinde olacak. Dışında değil. Kısacası cennet senin içindedir; Senin onu bilmeni, fark etmeni inanmanı ve sonra da onu ortaya çıkarmanı bekliyor.Evet..Cennet bir zihin düzeyidir.O herkesin arayıp bulabileceği bir şeydir.Bunun bulmak ve ortaya çıkarmak için arzu duyman gerekiyor.Herkesin ateşi de gül bahçesi de içinde biter. Sen nasıl düşünürsen öyle olursun hani bir laf var ya kiminle birlikte olursan ona benzersiz diye travesti bireylerde eğer iyi düşünüp içlerindeki cenneti keşfederlerse ölmeden sonsuz mutluluğu yakalarlar. Antalya ya da Mersin’e gidenler bilirler orada cennet ve cehennem mağaraları var. İçine girdiğinizde gerçekten aldıkları isimleri hak ettiklerini görüyorsunuz. Mersin travestileri ile bu bölgedeki tüm mağaraları gezme fırsatı bulmuştum. Hazır hatırlamışken hepsine buradan teşekkür ederim. Bu dünyada cennet yok diyenlere inat öyle bir yaşayın ki içinizdeki cennetin güzelliği dışınıza yansısın. Yaşa, uygun dengeli ne istediğini bilen bir ruh haliyle, neşeyle, ümitle ve yalnızca en iyinin geleceğine güven duyarak. Ben Senin yaşamında olan her şeyin, en iyisi olmasını istiyorum. Güçlü ol ve özgür ol kimseye minnetin olmasın, borcun olmasın hatta yaptığın tüm iyilikler için karşılık bile beklemeden yaşa hayatı sen cenneti bu dünyada bulmuşsun ya bırak başkaları da bulsun. Onlara bunun yolunu öğret. İnsan paylaştıkça güzellikler çoğalır güzel olan her şey sadece kendisine ait olamaz. Onu bulmak isteyenlere cennetin güzellikleri ile gözleri kamaşanlara nasip olsun. Sevgilerimle travesti İclal.

 Düşünce dünyası

Düşündüğümüz her şeyin doğru olma ihtimali yoktur. Size çok mantıklı görünseler de bazı düşüncelerimiz gerçeği yansıtmaz. Hatta olumsuz duygularımızı tetikleyerek kötü hissetmemize bile sebep olabilirler. Bu düşüncelere tuzak düşünceler adını verebiliriz. Bir konuda veya olayda, tüm olumlu unsurları atıp sadece olumsuzlara odaklanmak yani filtreleme yapmak bunlardan biridir. Her zaman söylüyorum hayata boş tarafından bakarsanız her zaman üzülecek strese girecek bir şeyler bulabilirsiniz. Ben özellikle bu konuda travesti bireylerin bilinçlenmesini istiyorum. Her şey ya iyidir ya kötü; ya güzeldir ya çirkin; ya başarılıdır ya başarısız. Hayatın zıtlıklar değil, sayısız ara tonlardan oluştuğunu görememektir. Çok değer verilen bir kişinin tek bir hatası nedeniyle değersizleşmesi, kutuplu bir düşüncedir. O kişi ya muhteşemdir, ya da berbat birisi. Hayata sadece siyah ve beyaz olarak bakamazsınız ara renkler sıcaktır ve griler her zaman olacaktır. Bir iş görüşmesinde başarısız olunduğunda, artık işverenler tarafından asla beğenilmeyeceğine, hiç bir zaman iş bulamayacağına inanmak genelleme yapmaktır ve sizi hata yapmaya yanlış karar almaya iter. Oysa yapmanız gereken bu iş kaderimde yokmuş belki benim kaderimde daha iyisi vardır demek. Aslında bu genellemeler daha çok kendine güveni yetersiz olan, başarısız insanlarda görülür. Bence Ankara, İstanbul, İzmir, Bodrum ve diğer bütün illerde yaşayan travesti bireyler böyle bir genelleme içine girmezler. Kişinin, kendisinin veya başkalarının bir davranışına bakarak, onun kişiliği veya tutumu hakkında kesin hüküm vermesine ise etiketleme deniliyor. Onları öğrenip tanımak gerekiyor. Hatta haklı kanıt ve temelleri olup olmadığını sorgulamak, hayatta her şeyin göreceli olduğu gerçeğini kabullenip, siyah-beyaz keskinliğinde düşünmekten kaçınmak, başkalarının düşüncelerine kulak vermek, tuzaklı düşüncelerin kendimize ve başkalarına verdiği zararın üzerine düşünüp, bu zararları vermekten vazgeçmek için çaba göstermek, daha verimli ve mutlu hayatlar sürdürmemize yardımcı olacaktır. Cümlenin uzunluğunun farkına vardım ama kesemedim kusura bakmayın. Olumsuz duygular derken ne olduğunu tam anlamıyla anlatmak istedim o kadar. Bazı yazılarımda işi biraz abartıyorum galiba, sorun bende siz rahat olun. Sizi sıkmadan yazmayı da öğreneceğim en kısa zamanda. Sevgilerimle travesti İclal.

Dünyayı değiştirmek için He- Man olmaya gerek yok

Dünyayı değiştirmeyi düşünüyorsan önce sevmeyi öğrenmelisin. Bir erkeği, ruhuyla her şeyiyle sevebilirsen kendinde o gücü bulabilirsin. Muhakkak etrafında senin sevgine değecek biri vardır. Ruhuyla seni çağıran, seni olduğun gibi gören, korkmaktan korkmayacak kadar cesur birini seçmelisin.

Elini tut onun ve kalbine götür, kalbinin onun için nasıl attığını hissetsin. Onun bütün endişelerini senin kalbinin atışı yok etsin. Gözlerinin derinliklerine bak, derinden bak, orada hareketsiz kalanı uyandır, dirilt. Utangaç olana cesaret ver, orada ne beklediğini fark et. Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan sahte kahramanlara ihtiyacın yok sadece sevmeyi öğren. Onu yaraları için cezalandırma, senin ihtiyaçlarını ve kriterlerini karşılamadığı için, onun için tatlı ırmaklar gibi ağla, gerekirse bir anne şefkatiyle sarıl ona sarıl ki içindeki bütün yaraları senin şefkatinle iyileşsin. Huzuru sende bulsun. Kollarına at kendini, seni tutacağından emin ol, bundan önce binlerce kez düşmüş olsan bile. Ona teslim olarak ona teslimiyeti öğret. Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir erkeği sev, gerçekten sev… Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir kadını sev, kendinin ötesinde sev. Arzunun ve mantığın ötesinde, senin gençlik, güzellik ve çeşitlilik gibi bütün yapay özgürlük gündemlerinin ötesinde sev. Bize çok sayıda seçenek verildi. Ama biz bir ruhun ateşinin ortasında durup, oradan ışıyan gerçek özgürlükte aşka direnmeyi yakıp kül etmeyi unuttuk. Başımıza ne geldiyse ve ne geliyorsa biz sevmeyi unuttuğumuz için geldi. Bunu aklından çıkarma her ne koşulda olursa olsun isterse dünyanın son günü olsun sen sevmeyi unutma. Şimdi ben bunları yazarken travesti bir dostum bana Amerikan filmlerinden bir sahne hatırlattı hani şu dünyanın son günü, son anlarında birbirlerine sevgi sözleri söyleyen ve sevgilerini gösteren çiftler var ya sanırım onlar benim bu yazımı okumuşlar. Eğer Adana, İstanbul, Balıkesir, Ankaraİzmir yani yaşadığın şehirde sevmeye değer birini bulamamışsın pes etme onu nerede olursa olsun bulmayı dene. Belki çok uzaklara gitmen gerekecek ama aşk için kat edilen mesafelere sınır çizilmez. Aşka hudut çizmek kimin haddine düşmüş. Sen sadece sevmeyi dile emin ol o seni bulacaktır. Sevgiler sizinle olsun travesti iclal.

Dualarımız kabul olsun

Dua etmek insanı ruhen rahatlatır ve iyilik tohumlarının atılmasını sağlar. Ne zaman dara düşsek başımız sıkışsa hemen dua etmeye başlarız. Benim tanıdığım travestilerin çoğu inançlı insanlar ama bir eksik yapıyoruz gibi bu dua işini neden mi? Yazıyı okumaya özellikle de size anlatacağım hikayeyi okumaya çalışın. Bir yolcu gemisi yolculuk esnasında kopan bir fırtınada batar ve içindekilerden sadece iki adam küçük ve ıssız bir adaya yüzmeyi başarırlar. Ne yapacaklarını bilemeyen bu iki kazazede Allah’a yalvarmaktan başka çarelerinin olmadığına karar verirler. Fakat kimin duasının daha güçlü olduğunu anlamak için adayı ikiye bölmeye karar verirler ve adada karşılıklı olarak yaşamaya başlarlar. İlk diledikleri şey yiyecektir. Ertesi sabah, birinci adam kendi tarafında dalları meyve dolu bir ağaç bulur ve ağacın meyvelerinden yer. Diğer adamın alanı ise hala çoraktır! Bir hafta sonra, birinci adam yalnız olduğu için kendisine bir eş diler. Ertesi gün bir kadın yüzerek birinci adamın tarafına gelir. Diğer tarafta yine hiçbir şey yoktur! Hemen sonra birinci adam bir ev, giysiler ve daha fazla yiyecek diler. Sihirli bir değnek değmişçesine tüm istedikleri kendisine verilir. Fakat ikinci adam hala hiçbir şeye sahip olamamıştır! En sonunda birinci adam bir gemi diler böylece karısıyla birlikte adayı terk edebilecektir. Sabahleyin kendi tarafına demirlenmiş bir gemi bulur. Birinci adam karısıyla birlikte gemiye biner ve ikinci adamı adada bırakmaya karar verir. Onun hiç bir dileği gerçekleşmediği için Allah’ın nimetlerine layık biri olmadığını düşünür. Gemi kalkmak üzereyken birinci adam cennetten yankılanan bir ses duyar, “Neden arkadaşını adada bırakıyorsun?”

Allah’ım ne olur söyle bana” dedi birinci adam, “Ne diledi de ona minnettar olmam gerekiyor?”“Senin tüm dileklerinin gerçek olmasını diledi.”Sizin de gözlerininiz doldu değil mi? Zor durumda kalan bir insan neden başkasının iyiliği için dua eder diye düşünmedim desem yalan olur. Ama işin özü şu ki başkaları için ettiğimiz iyi duaların kabul görmesi daha olası. Şimdi İstanbul, Bursa, İzmir travestileri bir grup kurarak dünyada acı çeken tüm çocuklar için dua etmeye başlamış umarım en kısa zamanda bu iyi dualarınız kabul olur ve artık hiçbir anne ağlamaz. Sevgilerimle dualarımla yanınızdayım travesti İclal.

 

Çekim yasası

Hayatınızın çok kötü geçtiğini bütün felaketlerin sizin üzerinize geldiğini düşünüyorsunuz. Oysa düşünceleriniz size dünyanın en güzel hediyesini verebilir. Siz ne istediğinizi belirleyin yeter. İnsanların hayatında her türlü mucize gerçekleşebilir, bütün bu mucizeleri hayata geçirmek sırrın nasıl uygulanacağını bilmek ile alakalı. Eminim nedir bu sır diye merak ediyorsunuzdur. Kendinizin bir mıknatıs olduğunu varsayın ve çekim yasası gereği düşündüğünüz her şeyi kendinize çektiğinizi düşünün.

Biliriz ki mıknatısın bir çekim kuvveti vardır. En çok neyi düşünürseniz, onu çekersiniz ve o hale gelirsiniz, düşündüğünüz şey elinize geçer. Bu prensip üç basit kelime ile açıklanabilir, düşünceler nesnelere dönüşür. Her düşüncenin bir frekansı vardır, bir araba almayı, ruh ikizinizi bulmayı veya bir alanda çok başarılı olmayı sürekli ister ve düşünürseniz o düşünce ile ilgili frekansları uygun temellere yerleştirirsiniz. Düşünceler etrafa manyetik sinyaller yayar, bu sinyaller tekrar size döner. Bolluk içinde yaşadığınızı düşünün kendinize çekeceksiniz. Hani bizde bir söz vardır bir şeyi kırk kere söylersen olur diye işte bu sözü sadece bu çekim yasası ile açıklayabiliriz. Kendinize kötü sözler söylediğinizde hayatınızın bundan etkilenmemesi mümkün değildir. Ben o yüzden tüm travesti bireylere düşüncelerini olumlu bir şekle sokmalarını tavsiye ediyorum. Yapabilirseniz Ankara, İstanbul, Bursa travestileri kendinize sürekli iltifat edin hep mutlu ve sağlıklı olduğunuzu hayal edin hatta bunu en kötü gününüzde bile olsanız yapın. Çekim yasası her zaman işliyor, inanın, inanmayın, anlayın ya da anlamayın her zaman işler. Geçmişi, bu anı, geleceği düşünüyor olabilirsiniz bu esnada dahi o düşünceyi harekete geçirirsiniz ve evrenin en güçlü yasası olan çekim yasası bu düşüncenize cevap verir. Bir şeyden yakınıyor olman, yakındığın şeyi sana daha çok yaklaştırır bilinçli veya bilinçsiz aklınızda tuttuğunuz sizi etkileyen düşüncelerden kurtulun, asıl zor olan budur. Çevrenizde çekim yasasının kanıtlarını görürsünüz, en çok hasta olan hastalıktan en çok bahsedendir, bolluktan en çok bahseden bolluk içindedir. Siz de en çok neyi hayatınıza çekmek istiyorsanız ondan bahsedin bırakın kötü düşünceler beyninizin en derin kıyılarında boğulsun. Sevgilerimle travesti İclal.

Hayat gerilmiş bir yaysa

Hayatı bir ok ve yay gibi algılarsak önemli olan hedefi doğru seçmek olmalıdır. Yay hayattır ok ise bu hayattaki niyetlerimiz hedef ulaşılmak istenen amaçtır.

Eğer hedefinizi bir düşman olarak görürseniz belki iyi bir atış yapabilirsiniz ama kendinizi geliştirmeyi asla başaramazsınız. Tüm hayatınız boyunca okunuzu, kagıttan ya da tahtadan yapılmış, anlamı olmayan şeylerin ortasına atmaya çalışırsınız. Ve diğer insanlarla bir araya geldiğinizde hayatta hiç ilginç ya da heyecanlı bir şey yapmadığınızdan yakınırsınız. İşte tam da bu yüzden bir amaç belirlemeniz gerekir, ona ulaşmak için elinizden gelenin en iyisini yapmalı, ona saygıyla ve önemseyerek bakmalısınız: Onun sizin için anlamını ve onun için ne kadar çaba, eğitim ve sezgi harcadığınızı iyi bilmelisiniz. Hedefinize nişan alırken sadece ona odaklanmayın, onun çevresinde olup biten her şeyi de görün; çünkü ok fırlatıldığında, rüzgâr, ağırlık, uzaklık gibi kolay kolay hesap edemeyeceğiniz etkenlerle karşılaşacaktır. Yayı zarifçe gerin, her iki tarafın da kendine düşen payı gerektiği biçimde yapmasını sağlayın, enerjinizi boşa harcamayın. Bu sayede yorgun düşmeden pek çok ok atabilirsiniz. Niyetimiz her zaman son derece net, açık ve iyi dengelenmiş olmalıdır.Eğer hiç risk almazsanız bir dahaki sefere neleri değiştirmeniz gerektiğini asla bilemezsiniz.Bu ömrü risk almadan suya sabuna dokunmadan yaşamak isteyen travesti bireyler varsa içinizde, boşuna hayal kurmayın. Çünkü hayata anlam katan risk almayı ve sonuçları kabullenmeyi bilmektir. Yay hayattır. Bütün enerji ondan gelir. Ok bir gün mutlaka terk edecektir. Hedef ise uzaklardadır. Ama hayat her zaman sizin yanınızda kalır, bu yüzden ona nasıl iyi bakacağınızı bilmeniz gerekir. . Bir amaç, sadece insan ona ulaşmayı hayal edebildiği sürece vardır. Onun varlığını gerçek kılan insanın tutkusudur, yoksa amaç ölü bir şey, uzak bir hayal, tatlı bir düş olur. Bu anlattıklarımı bizzat yaşayan Sakarya travestileri, Diyarbakır travestileri, Mersin travestileri hatta her şeyin merkezinde yaşadığını İstanbul travestileri gayet iyi bilmektedir. Hayatın en zor okunu ve yayını onlar kullanmaktadır ve hedeflerinde her zaman en doğruyu bulurlar. Kendinizi germeyin sadece yayınızı elinizde çok sıkmadan hedefe doğrulttuğunuz anda gerin. Sevgilerle travesti iclal.

 

Endişe

Endişe, zihinde dolaşan ince bir korku akıntısıdır, ne kadar uzun süre akarsa o kadar derin izler bırakır, yeterince uzun ve uzmanca endişelenirsek, sonunda endişe nevrozuna yakalanmayı başarabiliriz.

Sorarım siz değerli travesti bireylere, endişe hayatınıza ne kazandırdı? Endişenin size bir yarar sağladığını gördünüz mü hiç? Endişe hiçbir şey başarmış değil şimdiye kadar. Sorunlarımızı yapıcı bir şekilde karşılamak yerine endişeleniyoruz. Endişeden daha boş bir aktivite yoktur. Bunu hepimiz biliyoruz, ama yine de hepimiz bu suçu işliyoruz. Eğer sürekli hastalık ya da nefret, kızgınlık ve olumsuzluk düşünceleri taşırsanız, bedeniniz bu düşünceleri fiziksel boyuta dönüştürecektir. Endişe, nefretten sonra insanın kendisine ölümcül zarar verdiği en kötü zihin aktivitesidir. Endişe, nefret, korku, anksiyete, acı çekme, sabırsızlık, hırs, tamah, anlayışsızlık, yargılama ve suçlama gibi ürünleriyle birlikte bedene, hücresel boyutta saldırır. Bu koşullarda sağlıklı bedene sahip olmak imkansızdır. Endişenin hiçbir anlamı, amacı yoktur. Ziyan edilmiş mental enerjidir. Endişe aynı zamanda bedene müthiş zarar veren biyokimyasal reaksiyon yaratır. Hazımsızlıktan, kalp krizine kadar her türlü hastalığa neden olur. Bu kadar da değil dediğinizi duyar gibiyim. Erkek arkadaşına ne hazırlayacağına karar veremediği için endişelenen Bursa travestilerinden bir birey aşırı heyecanla neredeyse kalp krizi geçirecekti. Endişe genellikle, bir insanın güvenlik ve huzurunu rahatsız edecek, bozacak anlık bir tehlikenin olmadığı, fakat bu duygunun kendini hissettirdiği veya birey tarafından hissedildiği durumlarda ortaya çıkar. Endişe, insanın var olan durumdan kaçarak kurtulmak istemesine sebep olabilir. Kalp hızla atmaya başlar, vücut terlemeye başlar. Ve bunu da, midede oluşabilecek kasıntılar ve midenin içinde uçuşan kelebekler hissi izleyebilir. Bunun yanı sıra, çok az miktarda oluşabilecek endişe, aslında insanların tetikte ve odakta kalmalarına yardımcı olabilir. Bazen duyulan endişe miktarı, kişinin kontrolünden ve ortalama miktarından uzaklaşarak oldukça yoğun ve uzun süreli bir forma dönüştüğünde ise kişinin normaldeki performans kabiliyeti olumsuz yönde etkilenebilir. Özellikle, her şey hakkında aşırı derecede endişe duyan ergenlerin duygu durumu bir çeşit kaygı bozukluğu olarak da nitelendirilebilir. Endişeye kapılıp yapabileceğiniz işleri bile yapmaktan uzaklaşmayın. Endişeye gerek yok siz her şeyin altından kalkarsınız. Sevgilerimle travesti İclal.

Hayatı yaşayın

Çimenlere serilin, gökyüzündeki mavilikler dalın ve dünyanın aslında ne güzel bir yer olduğunu bir kere daha fark edin. Neden mi çünkü siz kendinizi yaşıyor zannederken aslında hiç yaşamadığınızı aklınızdan çıkartınız.

Mesela bu yıl sağlıklı olmanıza, organlarınızın tam olmasına sevinip, mutlu oldunuz mu? Gün ışığı ile uyanın bu sabah, güneşin doğuşunu seyredin. Hiçbir neden yokken çok sevdiğiniz bir travesti bireye hediye alın. Yolda önünüzden geçerken miyavlayan kedinin başını okşayın belki bir kapta süt verirsiniz. Bakın şimdiden hayırlı işler yapmaya başladınız. Yaz gecelerinde ne çok yıldız olduğunu fark edin. Çimenler uzanıp seyredin onları çünkü hepsi gökyüzüne sizin için inci bir koyla gibi dizildi. Siz yaşadığınızı fark edin diye dönüyor dünya ve zaman su gibi akıp geçiyor unutmayın. Hiçbir şeyi atlamayın ne kadar güzellik varsa yaşayın gitsin sizden hesap soracak kimse yok. Kaç kez gözlerinizden yaş gelene kadar güldünüz? Gülünecek bir şey yok demeyin. Bulun bir neden hatta neden siz gülün merak etmeyin deli falan değilsiniz. Ağlamak da gülmek de oldukça insani bir duygu dibine kadar yaşayın. Yeni doğmuş bir bebeğin ne kadar güzel koktuğunu, ellerinin ne kadar minik olduğunu biliyor musunuz? Bilmiyorsanız ilk fırsatta deneyin. Çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç? Hiç taş kaydırdınız mı bu yıl? Kaç kez kuşlara yem attınız? Bir çiçeği dalındayken kokladınız mı?Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördünüz?Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı?Kaç kez mektup aldınız bu yıl?Eski bir dostunuzu aradınız mı hiç? Soruların sonu yok maalesef ama bu sorulardan hiç birine evet demiyorsanız diyemiyorsanız sorgulayın kendinizi hepiniz sen Antalya travestisi, sen Balıkesir travestisi ve sen Ankara travestisi yaşamaya ne kadar vakit ayırdın bu sene, hiç değil mi? Küstüğünüz insanlarla barışın. Hayatınıza değer katmayanları silin defterden hatta yüzünüze gülüp arkanızdan konuşanları da çıkarın hayatınızdan. Değerli olan sizsiniz ve siz oldukça güneş parlayacak. Yaşamak bir insan gibi hür ve içinden geldiğince demiş bir şair sen de içinden geldiği gibi yaşa. Yaşamak senin hakkın hakkın ve hakkını yedirmeyeceğini biliyorum. Sevgilerimle travesti İclal.

 

 

Yeni yılda geride bırakacaklarım

Nihayet ölmeden bir yılı daha geride bıraktık. Bu ülkede ölmek o kadar kolay ki maalesef dikkatsiz sürücüler yüzünden başımıza yollarda ne geleceğini bilemez olduk.

Yeni yıl demişken siz neler bekliyorsunuz bu yıldan ya da daha doğru bir soruyla neleri hayatınızdan çıkarmayı düşünüyorsunuz? Ben kendi adıma bir liste yaptım belki siz de böyle bir liste yapma ihtiyacı duyanlardansınızdır değil mi? Mesela hayatımda beni strese sokan yaramaz bir sürü insan yığını vardı listenin başına onları aldım. Yanlış anlaşılmasın içlerinde bir tane bile travesti yok. Stres her zaman kötü bir şey değildir. Sizi harekete geçmeye motive ediyorsa sağlıklı bir şeydir. …Ancak sizi insanlar değil, olaylar strese sokmalıdır. Hayatınızda sizi sürekli olarak strese sokan insanlar varsa, zihniniz size onları hayatınızdan çıkarmanızı söylüyor demektir. Listeyi Ankara travestilerinden Bade’ye de göndereceğim bakalım o kaç kişiyi silecek.

Kinci sırada bana kullanıldığımı hissettiren sadece işi düşünce beni arayan insanlar var ki işin aslı onlardan çok bıktım. Yeni bir karar aldım beni sadece başı sıkıştığında arayanlara elveda diyeceğim. Adeta bir parazit gibi bizden beslenen kişileri eleyin. Bu tür insanların hayatınızda yeri olmamalıdır. Onları yeni yıla götürmeyin. Saygı benim hayatımda hep derin bir yer bulmuştur. Kendimden yaşça büyüklere, bilgili insanlara sevdiklerime hep değer verir ve saygı duyarım ama bir de saygının s-sinden bihaber olanlar var. Saygılı insanlar saygı gösterilmeyi de hak eder. Hayatınızda sizin onlara gösterdiğiniz saygıyı size göstermeyen kişiler varsa onları kendinizden uzaklaştırın.

Bazen insanlar bizi kırdıkça biz onlara hayatımızda daha çok yer veririz. Hayatımızdaki kişiler değer verdiğimiz ve bize değer veren insanlardır-ya da öyle olmalıdır- Bu nedenle sizi sürekli olarak kıran insanları hayatınızdan çıkarın. Acı, ancak size bir ders verirse iyidir. Bu durumda ders, başkalarının sizi kum torbası olarak kullanmasına dur demenizdir. Yalancılar sizleri de unutmadım tabi ve listeme aldım. Siz beni salak yerine koyduğunuzu sanıp arkamdan kıs kıs gülüyorsunuz ya ben sizin acınacak halinize daha çok gülüyorum çünkü bana yalan söylendiğinde altıncı hismi- dir bilmem ama anlarım. Size de yeni yılda hayatımda yer yok. Hadi başka kapıya…

Daha listem bitmedi ama gerisini sonraki azıma saklıyorum. Hadi bakalım hodri meydan yeni yıl sen mi büyüksün yoksa benim listem mi göreceğiz.

Güzellik sırrımız tarçın

Tarçınla güzelliğinize güzellik katmak ister misiniz? Tarçın, cilt gençleşmesinde önemli yeri olan yedi farklı antioksidan içerir. Yeni hücre oluşumunu destekleyen antioksidanlar, serbest radikallere karşı savaşarak cildin genç kalmasını sağlar. Günde bir bardak tarçınlı çay içmek için artık çok güzel bir sebebimiz var, değil mi? Hoş zaten siz değerli travestilerin hepsi birbirinden güzel ama en güzeli benmişim dermişim! Tarçının aromatik kokusu ve iltihap önleyici özelliği, kas ağrılarının iyileşmesinde önemli bir görev üstlenir. Tarçın, yaşa bağlı olarak görülen kas ağrılarına iyi gelir. Tarçın yağı ile ağrılı bölgelerinize masaj yaparsanız, ağrılarınızın azaldığını göreceksiniz.

Kendinizi gergin ve stresli hissettiğiniz günlerde küvetinizi suyla doldurun ve içine birkaç damla tarçın yağı ve bal damlatın. Ilık su ve bu karışım sizi rahatlatacaktır. Tarçının hafızayı kuvvetlendirdiğini biliyor muydunuz? Alzheimer hastalığı üzerinde yapılan bir araştırmada tarçının beyin sağlığı için olumlu etkileri olduğu ortaya çıkarılmış. Tarçın hakkındaki bilgileri toplarken canlı tanıkları da kullandım tabi mesela Adana, Mersin ve Sakarya travestilerinden tarçın sever arkadaşlarımı aradım ve onlarla mini bir telefon sohbeti gerçekleştirdim. Bakın onlardan daha neler öğrendim. Sürekli bir şeyler yemek istiyor, kendinizi tatlı yeme düşüncesinden uzaklaştıramıyorsanız, mutlaka tarçın tüketmelisiniz! Kan şekeri seviyesini kontrol altına alan tarçın, aniden ortaya çıkan tatlı krizlerini önlüyormuş. Kan şekerini dengede tutan tarçın, kendinizi yorgun hissetmenizi, baş ağrılarınızı ve açlık duygunuzun sıklıkla ortaya çıkmasını önlerken güne daha zinde başlamak için kahvaltıda iki çay kaşığı kadar tarçın tüketebilirsiniz. Soğuk algınlığını önlediğini soğuk memlekette oturan Elazığ travestilerinden Sanem’den duydum. Ay ben de ne çok kişiyi aramışım ama her şey sizin için travesti dostlarım zaten ben bu sayfaları kendi yazma egom için değil siz değerli dostlarıma yardımcı olmak için açtım. Soğuk algınlığı ve nezle gibi hastalıklar için doğal bir ilaç mı arıyorsunuz? Yarım çay kaşığı tarçın ve bir çay kaşı balı karıştırarak günde 2-3 kez tüketin. Bu karışım hem soğuk algınlığını hem de öksürüğü önler. Sinüzite bağlı baş ağrılarınız için de tarçını doğal bir ilaç olarak kullanabilirsiniz. Bir bardak ılık suyun içine yarım çay kaşığı kadar tarçın koyup karıştırın. Bu karışımı başınızın ağrıyan bölgelerine sürüp 20 dakika kadar bekletin. Ardından ılık suyla yüzünüzü durulayın. Bu işlem sonrası kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz. Hadi bakalım çıkalım kendimize bolca tarçın alalım malum kış çetin geçecekmiş. Sevgilerimle travesti iclal.